Yeni bir 29 Ekim gelmiştir.
Fakat, cumhuriyet daha önce hiç olmadığı bir biçimde tehdit altındadır bu sefer.
Milletimizin balık hafızalı olduğuna herkes tanıklık etmiştir.
Bu cumhuriyet bize bir yürüyüşte bir mitingde verilmedi ve cumhuriyetimizi yürüyüşlerle mitinglerle korumaya çalışıyor olmamız tamamen budalalık.
Kendisine faydası olmayanların bir fanatiklikle vatan savunmaya kalkmaları, vatan severliklerini sergilemeleri trajikomik geliyor bana. Cin Ali serisinden sonra eline ortalama üç beş kitap alan bir ülkeyiz ancak mangalda da kül bırakmayız söz konusu vatanseverlikse. Diş macunu, diş ipi, kulak çöpü, hijyenik ped, tuvalet kağıdı, prezervatif vb. tüketmeyiz.. Gazeteyi sofra altı olarak kullanırız. Bilmenin ve bilgeliğin ehemmiyetini görmez ve inanmayı tercih ederiz. Bütün vatandaşlar insani ihtiyaçlara gerekli olduğu kadarına gerekli olduğu şekilde ulaşamaz. Dünyanın en çok televizyon izleyeniyiz; en çok internette zaman geçireniyiz. Ama yine de biz milliyetçiyiz.
Bütün şehit haberlerinde üzülürüz ya da artık profesyonel biçimde üzülüyor taklidi yapıyoruz: yeni bir şehit haberinde "vatan sağ olsun" çekeriz, biz iyi vatanseverleriz.
Dindarızdır; günahları geçtim, ahlak dışı eylemlerin bizi nasıl sardığını tahayyül dahi edemeyiz, bi biz Müslüman'ız, bi biz cennetliğiz.
Lafla peynir gemisi yürütemezsiniz, dindarlar, vatanseverler, milliyetçiler..
Hiç mi akıl edemiyorsunuz, milletin gazı alınsın diye bu seneki cumhuriyet kutlamalarına dair böyle tutum sergilendiğini..
Azıcık mantık. Çok değil.
Mustafa Kemal bize cumhuriyeti kutlamak yada koruyup kollamak gibi daha başka amaçlar için miting düzenlemeyi eylem yapmayı öğütlemedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder