Bu zihniyete oy veren herkes kendi tırnaklarıyla mezarını kazıyor olduğunun farkında değil şimdilik. Fakat, imamın kazığına bindikleri zaman anlayacaklar durumun artık ne kadar vahim olduğunu...
Bulunduğumuz çoğrafyanın doğası... Bir siklus söz konusu: monarşi, demokrasi, teokrasi.. Yani: dinciler, cumhuriyetçiler, askerler... Sırası ve zamanı değişkenlik gösterebilir. -Burada komünistlere maalesef yer yok bence.- İnsanlar iki yüzlü olduğu için bu devirde kimin kimci olduğu belli değil. Herkesler kendi cüzdanını düşünüyor doğal olarak.
Evet, bir üstteki paragraf içerisinde bir karışıklık barındırmakta ama bu durumun sade bir yanı da yok.
Her hükumet; kendisini kurtarmak için kısa vadeli, çözümden ziyade göt kurtarmaya yönelik eylemler ortaya koyar. Bunlardan en işe yarayanı ise eğitim politikalarıdır. Fakat, orta ve uzun vadede memleketin bütün direklerini sarsarlar...
Oturduğunuz evin mühendisinin yeterliliğinden emin olabilir misin? Çocuğunun ateşi çıktığı zaman ona ilaç yazacak doktora, iğne yapacak hemşireye, ilacı verecek eczacıya; dişini çekecek dişhekimine güvenebilir misin? Aldığın domatesin salatalığın, sağlıklı olduğunu denetleyen kuruma güvenebilir misin?
* * *
Her yere üniversite açarsan, evet, ülkende ki üniversite öğrencisi sayısı, üniversite mezunu sayısı artar... Potansiyel iş gücünü, sahadan uzak tutarsın. Kıçını yalama heveslisi olduğun kodaman birliklerine yaranırsın. Bu senin için iyi bir şey. Korkma, senin çoluğun çocuğun zaten senin sahip olduğun sıfat ile prens gibi prenses gibi yaşar bu coğrafyada.
Bizler genç olarak bu ülkede neden üniversite okuyoruz? Milyonlar halinde neden sınavda başarılı olabilmek için gençliğimizin baharını tüketiyoruz? -Tamam burada durumu dramatikleştirmeye lüzum yok. Realist olalım, neticede ülkenin beyinleriyiz; bunu yapabiliriz. Milyonlarca adayın olduğu ve arzın talebi karşılamadığı bu durumda bir seçme gerekli. Seçme şekillerinden de tek merkeze bağlı sınav ile seçim yapılmakta. Güzel. Ulan el siken göt parmaklayanlar: bari bunu becerin: sadece kazasız belasız bir sınav yapacaksınız. Milyonlarca çocuğun hakkını yemekten çekinmez dinsiz dinciler. Burada size din dersi falan verecek değilim tabi ki. Ama ayıptır, yazıktır.. Kopya nedir yaa! Utanmaz arlanmazlar... -
Bizler genç olarak bu ülkede neden üniversite okuyoruz? Milyonlar halinde neden sınavda başarılı olabilmek için gençliğimizin baharını tüketiyoruz? Üniversite okumak aile ekonomilerinde ciddi birer kalemdir: eğer mezun olup diplomayı aldıktan sonra, ben karnımı doyuramayacaksam, elime bakanlara refah bir yaşam sunamayacaksam ne yapacağım?
Sen, bütün gençlere umut ver, üniversiteli olunca adam olunacakmış gibi davran, sonra da yüzün kızarmadan, eğitim fakültesi mezunu Milli Eğitim'de öğretmen olacak diye bir kaide yok, de.
Madem ki, sen mezun ettiğine iş veremeyeceksin, en başında söyle, biz de o bölümü seçmeyelim. Sen lafı eğitim fakültesinde okuyan arkadaşlara demişsin ama fen fakültesinde okuyanlar ne olacak? Pek çok mühendislik bölümünün akıbetini de biliyoruz.
Hesap kitap bilmesek, bizi ayak üstü sikersiniz, biliyoruz. Gerçekten merak etmiyor değiliz hani: hesap günü geldiğinde ne diyeceksiniz? "sikilmiş kazın davası olmaz" mı?
Burada çok fazla küfür etmiş olduğumun farkındayım lakin ağız dolusu küfür etsem bunlara azdır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder