Düşünce kırılan şeyler vardır... Kalp düşmese de kırılabilir; düşler, düşse de kırılmazlar.
Olmasını istemesen de olan ve istesen de olmayan şeyler... Bu şeylerin oluşturduğu sancılar. Bu sancıları bir şeylere atfetmek gerekli.
O zaman; Dünya'da olan iyi ve güzel her ne varsa. Yılmaz Erdoğan şiirleri ve Ahmet Kaya şarkıları.
O zaman; Dünya'da olan iyi ve güzel her ne varsa. Yılmaz Erdoğan şiirleri ve Ahmet Kaya şarkıları.
Sefil insanlarım ve annem
Siz, Çin'e gitmek istediğinizi söylerseniz insanlar size inanır. Ama "ben çine gidiyorum" derseniz sizi yargılarlar. Bunu biliyorum ve anlayabiliyorum.
TÜBİTAK yarışmasında yaklaşık 600 iş fikri arasından ilk 100'e kalma başarısını sergilemiş ve 2. kısma geçme hakkını kazanmış somut bir iş fikrim var. Bunun 3. aşamaya geçeceğini ve şansım da varsa dereceye kalacağına da inanmaktayım. Böyle bir başarıyı insanlar olağan karşılıyor da ödül olarak kazandığım parayı borsada değerlendireceğimi söylediğimde neden götleriyle gülüyorlar? Sefil hayatlarında yaptıkları yegane iş arkadaş sohbetlerini hükumet eleştirmek, fobi olarak ders çalışmak, dünya üzerinde bir nokta işgal etmek ve oksijen tüketmek olan insanlar bu cürreti nereden buluyorlar? Götlerinden olabilir mi?
İktisat bilmeyen, ekonomi bilmeyen, para politikalarından bi haber olup da yapmak istediğim bu aktiviteye kıçıyla gülenlere karşılık olarak ben de gülüyorum. Sanıyorlar ki, durum benim için de komik... Oysaki ben onların sefil hayat ve bağnaz anlayışlarıyla eğleniyorum. Turne halindeki bir sirke ücret ödeyerek bu kadar budala palyaçoları izlemek için fırsatım olabiliyor sadece.
Her şey bir tarafa ya anneme ne demeli? Maalesef aramızdaki bağ duygusal bağın çok ötesinde olduğu için fikirlerime inanmıyor diye hayatımdan çıkartamam. Kaderin bir oyunu olsa gerek bu da.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder